|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
|
|
ANAYASA MAHKEMESİ
|
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
EMAN İLİM AHLAK KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ BAŞVURUSU
|
|
(Başvuru Numarası: 2022/75461)
|
|
|
|
Karar Tarihi: 10/2/2026
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
Başkan
|
:
|
Basri BAĞCI
|
|
Üyeler
|
:
|
Yıldız SEFERİNOĞLU
|
|
|
|
Kenan YAŞAR
|
|
|
|
Ömer ÇINAR
|
|
|
|
Metin KIRATLI
|
|
Raportör
|
:
|
Alperen KONAK
|
|
Başvurucu
|
:
|
Eman İlim Ahlak Kültür ve Yardımlaşma Derneği
|
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, yargılamaya ilişkin esaslı taleplerin karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu dernek, sosyal yardımlaşma ve kültür derneğidir. Başvurucu dernek şubesinin izin belgesi olmadan yatılı öğrenci barındırdığına dair ihbarda bulunulması üzerine Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü (Müdürlük) görevlilerince ilgili adrese gidilmiş ve araştırma yapılarak tutanak tanzim edilmiştir. Anılan tutanakta; adreste bulunan Z.N. ve Ş.K. isimli kişiler ile görüşüldüğü, bu adresin derneğe ait ve başkanının D.K. olduğu belirtilmiştir. Ayrıca tutanakta kolluk görevlilerinin çağırması üzerine adrese gelen D.K.nın dernek başkanı olduğu, yakın çevresindeki kişilerin çocuklarının bu adreste kaldığı, yurt açma belgesinin olmadığı ifade edilmiştir. Bu tutanak kolluk görevlileri; Z.N., Ş.K. ve D.K. tarafından imzalanmıştır.
3. Anılan tutanak doğrultusunda Müdürlük tarafından söz konusu tesiste 24/3/1950 tarihli ve 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencileri Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'da öngörülen koşullara aykırı şekilde izinsiz barınma hizmeti verildiği sonucuna ulaşılmış; 5661 sayılı Kanun'un 1. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 71.550 TL idari para cezası verilmesine, dernek şubesi olan yerin kapatılmasına karar verilmiştir.
4. Başvurucu, Müdürlükçe verilen idari para cezasına karşı Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) başvurmuştur. Başvuru dilekçesinde diğer itirazların yanı sıra derneğin herhangi bir şubesinin bulunmadığını, idari para cezasına konu adresin malikinin dernek başkanı D.K. ile M.N. ve M.T. isimli kişiler olduğunu ancak buranın dernek ile alakalı bir yer olmadığını ileri sürmüştür. Ayrıca bahse konu adres ile ilgili tapu senedini ibraz etmiştir.
5. İnceleme sırasında idari para cezasına dayanak olan belgeler Müdürlük tarafından Hâkimliğe gönderilmiştir. Müdürlük 8/7/2021 tarihli tutanak doğrultusunda başvurucunun ruhsata aykırı olarak öğrenci barınma hizmeti verdiğinin tespit edildiğini belirtmiştir.
6. Hâkimlik 22/4/2022 tarihli kararıyla başvurucunun idari para cezasına yönelik başvurusunu reddetmiştir. Ret kararının ilgili kısmı şöyledir:
"...İdari yaptırımı uygulayan kurumun savunma dilekçesi ve ilgili kurum tarafından idari yaptırım kararı ile ilgili gönderilen dayanak bilgi ve belgeler birlikte incelendiğinde, uygulanan idari yaptırım kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığı, itiraz edenin de dosyaya tutanağın aksini ispatlayacak ve itirazını haklı gösterecek bir delil sunmadığı, bu haliyle iptali talep edilen idari yaptırım kararının 5326 sayılı Kanunun 28/8-a maddesi gereğince hukuka uygun olduğu anlaşıldığından itiraz edenin başvurusunun reddine karar veril[miştir]..."
7. Başvurucu, ret kararına itiraz etmiştir. Dilekçesinde diğer hususların yanı sıra dernek tüzüğünde başka şubesinin olmadığının açıkça belirtildiğini, dernek ile bağlantılı olmayan bir yerin dernek ile ilişkilendirildiğini, aksinin ispatına imkan verilmeyerek kolluk tutanağına üstünlük tanındığını belirtmiştir. Başvurucu ayrıca dilekçesinin ekinde dernek tüzüğünü sunmuştur.
8. Kahramanmaraş 1. Sulh Ceza Hâkimliği 20/5/2022 tarihli kararıyla Hâkimlik kararının hukuka uygun olduğunu belirterek başvurucunun itirazını reddetmiştir.
9. Başvurucu, nihai kararı 8/6/2022 tarihinde öğrendikten sonra 7/7/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
10. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
11. Başvurucu; idari para cezasına konu adresin dernek ile bir ilgisi olmadığına dair ileri sürdüğü itirazlarının Hâkimlikçe araştırılmaksızın, kolluk ve Müdürlük görevlilerince düzenlenen tutanağa bağlı kalınarak reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
12. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, Anayasa ve mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının yapılacak değerlendirmede dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı başvuru formundaki iddialarını yinelemiştir.
13. Başvuru, adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı yönünden incelenmiştir.
14. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
15. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı, kişilerin hakkaniyete uygun bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve bu amaca uygunluk yönünden yargılamanın denetlenmesini amaçlamaktadır. Mahkeme kararlarının, davanın temel maddi ve hukuki sorunları ile taraflarca ileri sürülen ve davanın sonucunu etkileyen iddia ve itirazlar hakkında delillerle bağ kurulmak suretiyle yeterli gerekçe içermesi zorunludur. Uyuşmazlığın hukuki ve maddi sorunlarıyla ilgisiz değerlendirmelere kararda yer verilmesi de gerekçeli karar hakkıyla bağdaşmamaktadır. Karar gerekçesinin belirtilen unsurları taşıması, yargılamanın adil yargılanma hakkı güvencelerine uygun şekilde yürütülüp yürütülmediğinin taraflarca öğrenilmesini sağladığı gibi ayrıca demokratik bir toplumda kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de gereklidir (bazı eklemeler ve farklılıklarla birlikte bkz. Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).
16. Diğer taraftan kanun yolu incelemesi yapan merciinin, yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya aynı atıfla kararına yansıtması, kararın gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterli görülebilir. Bununla birlikte ilk derece mahkemesince karşılanmayan veya ancak ilk defa kanun yolu merciinde ileri sürülebilecek nitelikteki esaslı iddia ve itirazların kanun yolu merciince de değerlendirilmemesi gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açabilir (bazı eklemeler ve farklılıklarla birlikte bkz. Mehmet Yavuz [1. B.], B. No: 2013/2995, 20/2/2014, § 51).
17. Başvurucuya isnat edilen izinsiz barınma hizmeti verilmesi eylemi kolluk görevlileri tarafından düzenlenen tutanağa dayanılarak delillendirilmiştir. Hâkimlik de itirazı reddederken idari para cezası tutanağının aksine yeterli ve geçerli belge sunulmadığına vurgu yapmıştır.
18. Bireysel başvuru konusu olayda başvurucu, idari yaptırıma konu yerin derneğin bir şubesi olmadığı gibi dernek ile herhangi bir bağlantısının da bulunmadığını belirterek iddiayı reddetmiştir. Başvurucu ayrıca bahse konu adresin dernek adına kayıtlı olmadığına dair tapu senedini de ibraz etmiştir (bkz. § 4).
19. Hâkimlik gerekçesinde idari yaptırımı uygulayan kurum tarafından gönderilen bilgi ve belgelere istinaden başvurucunun idari para cezasına yönelik başvurusunu reddetmiştir (bkz. § 6). İdari yaptırımın dayanağı olan tutanak incelendiğinde adreste bulunan Z.N. ve Ş.K. isimli kişilerin tespit yapılan yerin öğrenci yurdu olduğunu, kendilerinin de burada görevli bulunduğunu, D.K. isimli kişinin de derneğin başkanı olduğunu belirttikleri görülmüştür. Ayrıca tutanakta D.K. isimli kişinin çağrılması üzerine ilgili adrese geldiğini ve bu yerin yakın çevresindeki kişiler için yurt olarak kullanıldığını, izin belgelerinin olmadığını beyan ettiği aktarılmıştır. Tutanak kolluk görevlileri, Z.N. ve Ş.K. ile dernek başkanı olduğu belirtilen D.K. tarafından imzalanmıştır.
20. Hâkimlik kararı ve idari yaptırıma konu tutanaktaki tespitler dikkate alındığında başvurucunun itiraz aşamasında ileri sürdüğü, idari para cezasına konu adresin dernek ile bir ilgisinin olmadığına ilişkin iddialarıyla ilgili olarak ayrıca bir değerlendirme yapılmamasının maddi olayın tespiti bakımından bir eksiklik olduğu söylenemez. Dolayısıyla kararda ayrıca ve açıkça tartışılması gereken hususlara ilişkin olarak yeterli gerekçe ortaya konulmuştur. Bir başka deyişle başvurucunun ileri sürdüğü iddialar bağlamında yargısal makamların uyuşmazlığa ilişkin esas sorunları inceleyerek bir sonuca vardığı, gerekçelerinin yeterli bir yanıt ihtiva ettiği anlaşılmıştır.
21. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 10/2/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.